İŞVEREN, İŞE ALACAĞI KİŞİLER İÇİN KORONAVİRÜS AŞISI ŞARTI KOYABİLİR Mİ?
İşveren işe alım sırasında koronavirüs aşısı yapmış bir çalışan adayını işe almak isteyebilir. Ancak bu koronavirüs aşısının zorla yaptırılabileceği anlamına gelmemektedir. Koronavirüs aşısı yaptırmak istemeyen bir çalışan adayı, işveren tarafından bu aşamada tercih edilmeyebilir.
Diğer yandan ise koronavirüs aşısını şart olarak koyan işverenin bu aşıyı devletin ücretsiz olarak yapmaması durumunda gerekli maliyetlerini karşılaması da gerekmektedir.
KORONAVİRÜS AŞISI YAPTIRMAK İŞ BAŞVURULARINDA BİR ADIM ÖNE GEÇİREBİLİR Mİ?
İşveren tarafından aşı yaptırmış bir çalışan adayının tercih edilmesi söz konusu olabilir. Bu husus 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu kapsamında işverenin işe alım sırasında uymakla yükümlü olduğu ayrımcılık yasağına aykırılık teşkil etmemektedir. Zira kişi aşı olmaya zorlanamasa da, diğer işçilerin sağlığını korumak adına aşısız bir personelin çalıştırılmak istenmemesi makul bir sebep olarak değerlendirilmektedir.
AŞI DURUMUNUN İŞVERENLE PAYLAŞILMASI MECBURİ OLABİLİR Mİ?
Çalışanın aşı durumunun işverenle paylaşılması açık rızasına bağlıdır. 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu madde 6’da kişilerin sağlığına ilişkin bilgilerin özel nitelikli kişisel veri kapsamında olduğu değerlendirilmektedir. Bu madde kapsamında özel nitelikli kişisel verilerin ilgililerin açık rızası olmaksızın işlenmesi yasaktır. Bu durumda aşı bilgisinin de çalışanın açık rızasına bağlı olduğu, bu bilginin paylaşılmasının zorunlu tutulamayacağını değerlendirmekteyim.
İŞVEREN KORONAVİRÜS AŞISI OLMAYAN ÇALIŞANIN İŞ AKDİNİ FESHEDEBİLİR Mİ?
Koronavirüs olmayan çalışanın iş akdinin işveren tarafından 4857 sayılı İş Kanunu madde 25/ll kapsamında haklı nedenle tazminatsız feshedilmesi hukuka aykırılık teşkil eder. Zira işverenin çalışanı aşı olmaya zorlama gibi bir hakkı bulunmamaktadır.
Diğer yandan işveren işin yapıldığı yerde işin şartlarına göre bir değerlendirme yaparak aşının gerekli olduğunu düşünüyorsa ve çalışan aşı olmaya yanaşmıyorsa bu durumda çalışanın iş sözleşmesi ancak 4857 sayılı İş Kanunu madde 18 kapsamında geçerli nedenlerle feshedilebilir. Bu durumda da feshe bağlı tazminatların çalışana ödenmesi gerekecektir.
KAMU SAĞLIĞINI ÖNEMLİ DERECEDE İLGİLENDİRDİĞİ İÇİN TÜM İŞ YERLERİNDE AŞI ZORUNLULUĞU OLABİLİR Mİ? ÜLKEMİZDEKİ HUKUKİ DÜZENLEMELER BUNA İZİN VERİYOR MU?
Pandeminin önlenmesi için alınacak tedbirler kapsamında çalışanların aşı olmaya zorlanması mümkün değildir. Bu husus öncelikle anayasal çerçevede değerlendirilmelidir. Anayasamız “Tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılan haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve tıbbi deneylere tabi tutulamaz” hükmünü içerir. Bu hüküm kişinin vücut dokunulmazlığını sağladığı gibi kanuni düzenlemenin bulunduğu durumda zorunlu tıbbi müdahalenin yapılabileceğini de belirtmiştir.
Bu kapsamda aşı zorunluluğu kişilere ancak kanuni bir düzenleme ile gerçekleştirilebilir. Bu sebeple işverenin çalışanlarına aşı zorunluluğu getirmesi hukuken mümkün görünmemektedir.
AŞI YAPTIRMAYAN İŞÇİ TAZMİNATSIZ İŞTEN ATILABİLİR Mİ? BAŞINA BÖYLE BİR ŞEY GELEN ÇALIŞAN NE YAPMALI?
Aşı yaptırmayan çalışanın iş akdi işin gereğine göre ancak geçerli nedenlerle feshe bağlı alacakları ödenmek suretiyle feshedilebilir. İşverenin aşı olmayan çalışanın iş akdini haklı nedenle tazminatsız bir şekilde feshetmesi hukuka aykırılık teşkil eder.
Bu durumda çalışan öncelikle arabuluculuğa başvurarak işverenden feshe bağlı tazminatlarının ödenmesini isteyebilir. Şayet işveren tarafından ilgili tazminatlar ödenmezse sonrasında mahkemeden iş akdinin feshinin haklı nedene dayanmadığının tespiti ile tazminatlarının ödenmesine karar verilmesini talep edebilir.